Sultani Üzüm Asmalarında Kuraklığa Karşı İnovatif Çözüm: Biyokömür Katkılı Hidrojeller

06.06.2026
Sultani Üzüm Asmalarında Kuraklığa Karşı İnovatif Çözüm: Biyokömür Katkılı Hidrojeller

Küresel ölçekte artan kuraklık riskinin tarımsal verimliliği tehdit ettiği günümüzde, atık yönetimi ve sürdürülebilir tarım odaklı bilimsel araştırmalar büyük önem kazanıyor. Mersin Üniversitesi bünyesinde tamamlanan bir yüksek lisans tezi, bağ budama atıklarından elde edilen biyokömür katkılı hidrojellerin, kuraklıkla mücadelede etkin bir çözüm olarak kullanılabileceğini ortaya koydu. Çalışmada, bağ budama atıklarından üretilen biyokömür ile sentezlenen hidrojellerin, üzüm bağlarının kuraklık stresine karşı etkileri detaylı bir şekilde incelendi.

Atıklar Akıllı Hidrojellere Dönüşüyor

Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı bünyesinde Doç. Dr. Aydeniz Demir danışmanlığında Zehranur Çaylalı tarafından hazırlanan tez kapsamında, bağ budama atıklarından ‘biyokömür’ elde edildi. Yavaş piroliz yöntemiyle üretilen bu biyokömürler, toprağın su tutma kapasitesini artıran ve bitki besin alımını kolaylaştıran biyobozunur polimerik hidrojellerle birleştirildi. PVA ve SA polimerleri kullanılarak sentezlenen bu yeni nesil hidrojellerle, tarımda suyun çok daha verimli kullanılması hedeflendi.

Sultan 7 Asmalarında Gözle Görülür Başarı

Araştırma kapsamında, saksı denemelerinde Sultan 7 cinsi üzüm asmaları üzerinde test edilen biyokömür katkılı hidrojeller çarpıcı sonuçlar verdi. Yapılan incelemelerde, bu özel hidrojellerin kullanımıyla asmaların klorofil içeriğinde ve boy uzamasında belirgin iyileşmeler saptandı. Özellikle %0,5 oranında biyokömür içeren hidrojellerin, bitki gelişiminde en yüksek performansı sergilediği gözlemlendi.

Tohum Çimlenmesini ve Bitki Direncini Artırıyor

Çalışmanın sonuçları, biyokömür katkılı hidrojellerin sadece su tutmakla kalmayıp aynı zamanda bitki sağlığını da doğrudan desteklediğini gösteriyor:

Tohum Çimlenmesi: Saf hidrojellere kıyasla biyokömür katkılı hidrojeller, tohumların çok daha hızlı ve sağlıklı çimlenmesini sağlıyor.

Kök ve Sürgün Gelişimi: Biyokömür oranı arttıkça fidelerin kök ve sürgün uzamasında artış kaydedildi.

Antioksidatif Savunma: Bitki sağlığı üzerindeki etkiler hücresel düzeyde de incelenmiş; biyokömür katkısının, bitkilerin kuraklık stresine karşı geliştirdiği antioksidatif enzim (SOD ve MDA) seviyelerini olumlu etkilediği saptanmıştır.

Mersin Üniversitesi bünyesinde yürütülen bu çalışma, tarımsal atıkların geri kazandırılması açısından büyük önem taşıyor. Çalışmada elde edilen bulgular  hem atık yönetimini sağlayarak çevresel fayda oluşturuyor hem de kuraklığa karşı bitkiyi koruyarak geleceğin ‘akıllı tarım’ uygulamaları için güçlü bir çözüm sunuyor.

Kaynakça: Çaylalı, Z. (2024). Bağ budama atıklarından elde edilen biyokömür katkılı hidrojellerin fitotoksikolojik etkisinin belirlenmesi (Tez No. 893135) [Yüksek lisans tezi, Mersin Üniversitesi]. Ulusal Tez Merkezi.

Haberin Görseli: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü.

Medya ve İletişim mezunuyum. Girişimcilik ve Yenilikçilik lisansüstü eğitimim kapsamında tarımsal atıkların biyokömüre (biochar) dönüştürülerek emisyonların önlenmesi, sürdürülebilir tarımın yaygınlaştırılması ve çiftçiye ek gelir sağlanması konularına odaklanıyorum. Biochar Türkiye'de içerik üreterek bu alanda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyorum.