Çay Atıkları Çöpe Değil Ekonomiye: Budama Artıkları Döngüsel Ekonominin Yeni Hammaddesi Oluyor
Çay tarımında kalite ve verimi sürdürmek amacıyla her yıl düzenlenen gençleştirme budamaları, bölge ekonomisi için devasa bir biyokütle potansiyeli sunuyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden Arş. Gör. Şefik Tunahan Çengel ve Prof. Dr. Mustafa Akbulut tarafından hazırlanan kapsamlı çalışma, bu atıkların stratejik önemini gözler önüne seriyor. 1-3 Mart 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen UBAK Kongresi’nde sunulan araştırma, geleneksel yöntemlerle bertaraf edilen budama artıklarının döngüsel biyoekonomi çerçevesinde nasıl değerlendirilebileceğine dair yol haritası sunuyor.
Yıllık Düzenli Biyokütle Akımı
Mevzuat kapsamında ruhsatlı çay bahçelerinin her yıl yaklaşık onda birinin budamaya alınması, üretim bölgelerinde öngörülebilir ve sürekli bir lignoselülozik biyokütle akışı oluşturmaktadır. Uzmanlar, bu düzenli programın özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yıllık yaklaşık 203.483 ton düzeyinde atığın yönetilmesi gerekliliğini doğurduğunu belirtiyor. Mevcut durumda bu materyallerin yakılarak ya da tarlada çürümeye bırakılarak bertaraf edilmesi hem çevresel sorunlara hem de ciddi ekonomik kayıplara yol açıyor.
Kömürle Yarışan Enerji Potansiyeli
Araştırmada paylaşılan teknik analizler, çay budama atıklarının yüksek ısıl değerleri ile fosil yakıtlara güçlü bir alternatif olduğunu kanıtlıyor. Özellikle biyobiriket formundaki çay atıklarının 5254 kCal/kg gibi yüksek bir ısıl değere sahip olduğu ve düşük nem içeriği sayesinde linyit kömürü ile rekabet edebildiği raporlanmıştır. Ayrıca, bu atıkların yakılmasıyla ortaya çıkan düşük emisyon değerleri, sürdürülebilir enerji sistemleri için çevreci bir profil çizmektedir.
Toprağa Hayat Veren Biyokömür ve Kompost
Budama atıklarının değerlendirilmesi sadece enerjiyle sınırlı kalmıyor. Atıkların kompost veya biyokömür olarak toprağa geri kazandırılması; toprak yapısını iyileştirmekte, su tutma kapasitesini artırmakta ve kimyasal gübre bağımlılığını azaltmaktadır. Termokimyasal dönüşümle elde edilen biyokömür, karbonun toprağa hapsedilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından da kritik bir rol üstlenmektedir.Ancak bu potansiyelin ekonomiye tam anlamıyla kazandırılabilmesi için bazı operasyonel zorlukların aşılması gerekiyor. Doğu Karadeniz’in dağlık ve engebeli arazi yapısı, atıkların toplanması ve taşınmasını stratejik bir lojistik meselesi haline getirmektedir. Çalışmada, taşıma mesafesi arttıkça enerji verimliliğinde kayıplar yaşandığına dikkat çekilerek, kaynağa yakın, bölgesel dönüşüm tesislerinin kurulmasının önemine vurgu yapılıyor.
Sonuç olarak, RTEÜ’lü bilim insanlarının sunduğu bu veriler, planlı bir yönetim mekanizması ve paydaşlar arası güçlü bir koordinasyonla çay budama artıklarının, bölge ekonomisi için “yeşil bir hazineye” dönüşebileceğini kanıtlıyor.
Kaynak: Çengel, Ş. T. ve Akbulut, M. (2026, 1-3 Mart). Çay budama atıklarının değerleme potansiyeli ve uygulama alanları [Bildiri sunumu]. UBAK Kongresi, Ankara, Türkiye